aile
Ailemiz hayatımızdaki en büyük nimettir. Bu konuda hiç şüphe yok. Fakat çoğumuz onların bizim üzerimizde olan hakkını ve iyiliklerini unutuyor, sadece yaptıkları şeylerin bizler için ne kadar değerli olduğunu onlar olmadığında anlıyoruz. Ailelerimizin yanından ayrılan, anne babası artık dünyada olmayan bu dünyayı yaşayabilecek olanlarımız için bu gerçeklik her gün yüzümüze bir tokat gibi vurulur. Ama ailemizle bir çatı paylaşacak kadar şanslı olan bizler için genellikle bu durumu anlamak için bir işaret yoktur.

Onların bizim için yaptıklarını kabul ediyoruz ve onların sonsuza dek yanımızda olacağını düşünüyoruz. Herkesin ebeveynleri onlar için bizim için ne yaptığını düşünüyoruz. Bizler, bu gezegendeki başkalarıyla hiçbir zaman olamayacak olan, ailemizle sahip olduğumuz tamamen benzersiz bir ilişkiyi unutuyoruz.

"Biz, insana, ana babasına iyilik etmesini emrettik. Şâyet onlar seni, hakkında hiçbir bilgin olmayan şeyi bana ortak koşman için zorlarlarsa, bu takdirde onlara itaat etme. Dönüşünüz ancak bana olacaktır ve ben yapmakta olduklarınızı size haber vereceğim." (Ankebut, 8)

 Ailelerinizle yaşarken, bunların hepsini hatırlamak zor olabilir. kimi zaman ebeveynlerimizin ve kardeşlerimizden bizi rahatsız eden ya da bizi sinirlendiren şeyler gelebilir. Onların arkasındaki nedeni unutmak genellikle endişe ve sevgidir. Ebeveynlerimizin arkasında bize rehberlik ettikleri ve yönlendirdikleri bir ömürlük tecrübeleri olduğunu unutuyoruz. Sadece (çoğunlukla çok daha büyük yaşlarda) olduğumuz zaman, ailemizin haklı olduğunu sıklıkla anlıyoruz.

Biz, insana anne babasına iyi davranmayı emrettik. Annesi onu ne zahmetle karnında taşıdı ve ne zahmetle doğurdu! Onun (anne karnında) taşınması ve sütten kesilme süresi (toplam olarak) otuz aydır. Nihayet olgunluk çağına gelip, kırk yaşına varınca şöyle der: “Bana ve anne babama verdiğin nimetlere şükretmemi, senin razı olacağın salih amel işlememi bana ilham et. Neslimi de salih kimseler yap. Şüphesiz ben sana döndüm. Muhakkak ki ben sana teslim olanlardanım.” (Ahkaf, 15)

Yaptıkları şeylerden ötürü hayal kırıklığına uğramak yerine, arkasındaki nedenleri düşünün ve onlara teşekkür edin. Sabah erkenden ayrılmadan önce onlara sarılın ve eve döndüğünüzde onlara tebessüm edin, öpün sevginizi gösterin. Onlara oturup dinlenmelerini söyleyin işlerini halletmeye çalışın. Onlara nereye gittiğiniz ve ne zaman geri döneceğiniz hakkında gerçeği söyleyin, bu yüzden onları yok yere endişelendirmeyin. Çünkü yaşadığınız o anları geri isteyeceğiniz bir gün gelebilir ve onlarla bir gün daha geçiremeyebilirsiniz. Çünkü gerçekten herkesin en büyük nimeti emin olun ailesidir. Onları sevin ve bu geçici dünyada onlardan başka sizi koşulsuz seven kimsenin olmadığını unutmayın.

Ailemiz hayatımızdaki en büyük nimettir. Bu konuda hiç şüphe yok. Fakat çoğumuz onların bizim üzerimizde olan hakkını ve iyiliklerini unutuyor, sadece yaptıkları şeylerin bizler için ne kadar değerli olduğunu onlar olmadığında anlıyoruz.

Label:

Yorum Gönder

Author Name

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *